Yıl Sonu Piyasa Fotoğrafı (Aralık 2025): Beklentiler Önde, Veriler Geriden Geliyor

2025’in son haftasına girerken küresel finansal piyasalar yılı güçlü fiyatlamalarla kapatmaya hazırlanıyor. Hisse senetleri, kredi piyasaları ve riskli varlıklar genel olarak “sert iniş” senaryosunu büyük ölçüde fiyatlamalardan çıkarmış durumda. Ancak bu rahatlama, verilerin kendisinden çok beklentilerdeki iyileşmeye dayanıyor.

Bugün piyasaların ana sorusu artık “resesyon olacak mı?” değil;

“mevcut faiz seviyeleri ne kadar süre taşınabilir?”



Faiz düşüşü fiyatlandı, peki zemin ne kadar sağlam?

ABD’de manşet enflasyon belirgin şekilde gerilerken, çekirdek göstergeler hedefe dönüş konusunda daha yavaş ilerliyor. Bu durum merkez bankalarının agresif bir gevşemeden ziyade kontrollü ve temkinli bir patikayı tercih etmesine neden oluyor.

Buna karşılık tahvil piyasası, 2026’ya girerken faiz indirimlerini önceden fiyatlamaya başlamış durumda. Uzun vadeli getiriler zirvelerinin altında seyretse de hâlâ tarihsel olarak yüksek seviyelerde bulunuyor.

Buradaki kritik nokta şu:

Getiri eğrisi (10Y − 2Y) pozitif bölgede.

Bu, klasik anlamda bir stres sinyali değil. Ancak uzun vadeli faizlerin hâlâ yüksek olması, riskli varlıklar için kullanılan iskonto oranlarının aşağı gelmesini sınırlıyor. Yani piyasa, “faizler düşecek” beklentisini satın alıyor; fakat bu düşüş henüz finansal koşulları net biçimde gevşetmiş değil.



Büyüme: Ne Çöküş, Ne de Güçlü İvme


ABD tarafında büyüme verileri dalgalı ama hâlâ dirençli bir resme işaret ediyor. Kısa vadeli büyüme sürprizleri olumlu gelse de, bu ivmenin 2026’ya aynı güçle taşınıp taşınamayacağı belirsiz.

Avrupa’da büyüme zayıf seyrediyor; ancak sert bir daralma teyidi yok. Çin tarafında ise politika desteğine rağmen iç talep ve güven kanalı küresel büyümeyi sürükleyecek bir rol üstlenmiş değil.

Bu tablo, küresel ekonominin “rahat ama kırılgan” bir dengede olduğunu gösteriyor.



Risk iştahı yüksek, ama marjlar dar


Yıl sonu itibarıyla risk iştahı güçlü. Hisse senetleri, kredi piyasaları ve volatilite göstergeleri bu rahatlamayı yansıtıyor. Ancak bu rahatlama, gelir ve büyüme tarafında net bir hızlanmadan ziyade beklentilerin önden fiyatlanmasına dayanıyor.

Özetle:

  • Enflasyon düşüyor, ama hedeflere dönüş düzensiz
  • Büyüme var, ama güçlü ve sürdürülebilir değil
  • Faiz indirimi beklentisi önde, veriler arkadan geliyor

Bu nedenle Aralık 2025’i bir “net dönüş” ayı olarak değil,

2026’ya taşınacak kırılgan bir denge noktası olarak okumak daha sağlıklı.


Sonuç


Yıl sonu rallisi, piyasaların “iyi senaryo”ya yaslandığını gösteriyor. Ancak bu senaryonun kalıcılığı, faiz indirimlerinden çok büyüme, kredi ve likidite kanallarının nasıl evrileceğine bağlı olacak.

Bu dengenin nereden bozulabileceğini — özellikle kredi spreadleri ve dolar likiditesi üzerinden — premium haftalık analizimizde daha ayrıntılı ele alıyoruz.