23 Şubat 2026 – Yavaşlayan Çeyreklik Büyüme İvmesi ve İnatçı Enflasyon

Geçtiğimiz hafta açıklanan ABD verileri, 2026’nın şu ana kadarki temel çerçevesini daha da netleştirdi:

  • Ekonomi sert bir kırılma yaşamıyor.
  • Ancak büyüme ivmesi belirgin şekilde zayıflıyor.
  • Enflasyon ise tam olarak çözülmüş değil.
  • Uzun vadeli faizler kalıcı biçimde gerilemiyor.

Bu kombinasyon piyasaların neden temkinli ve seçici kaldığını açıklıyor.

Büyüme İvmesindeki Yavaşlama

4. çeyrek yıllıklandırılmış büyüme beklentisi %3 civarındayken veri %1,4 olarak açıklandı. Bir önceki çeyrekte %4,4 olan tempodan bu seviyeye düşüş, ekonominin net biçimde hız kestiğini gösteriyor.

Dayanıklı mal siparişleri de Aralık ayında %-1,4 ile zayıf geldi. Bu kalem özellikle yatırım ve şirket iştahı açısından önemli.

Buna karşın kişisel gelir (%0,3) ve harcama (%0,4) tarafında sert bir düşüş yok. Yani ekonomi ani bir fren yapmıyor ama belirgin şekilde soğuyor.

Enflasyon Cephesindeki Soru İşaretleri

Asıl kritik veri Fed’in tercih ettiği gösterge olan Core PCE oldu. Core PCE aylık %0,4 olarak gerçekleşti. Önceki ay %0,2 olan veride beklenti %0,3’tü.

Bu hız, yıllıklandırıldığında Fed’in %2 hedefiyle uyumlu değil. Özellikle hizmet tarafında kalıcı bir kırılma henüz görülmüyor.

Büyüme yavaşlarken enflasyonun yeniden hızlanması, faiz indirim beklentilerini otomatik olarak güçlendirmiyor. Tam tersine, politika alanını karmaşıklaştırıyor.

%4 Altına Gerileyemeyen 10Y

10 yıllık tahvil faizi hala %4 civarında. Buna neden olan iki yönlü baskı;

1- Büyümenin yavaşlaması faiz için aşağı yönlü baskı yaratıyor.

2- Çekirdek enflasyonun yeniden hızlanması yukarı yönlü baskı oluşturuyor.

Sonuç ise %4 ve %4,2 arasında gerçekleşen bir bant hareketi.

Bu seviye hisse piyasaları için kritik. Çünkü S&P 500’ün çarpanları hala tarihsel ortalamaların üzerinde. İskonto oranı kalıcı biçimde gerilemeden geniş tabanlı bir ralli matematiksel olarak zorlaşıyor.

Piyasanın 2026’nın Bu Dönemine Kadar Aradığı Şey

Piyasa şu üç sorunun yanıtını arıyor:

1- Hizmet ve çekirdek enflasyon gerçekten yumuşayacak mı?

2- 10Y tahvil faizi kalıcı olarak %4’ün altına inecek mi?

3- Büyüme yavaşlarken şirket karlılıkları korunabilecek mi?

Bu üçü aynı yönde sinyal verirse daha geniş bir rahatlama mümkün olabilir. Aksi halde 2026 fiyatlamasında şu anda görünür olan hisse senetlerinde seçicilik, yüksek kalite, güçlü bilanço ve nakit akışı görünürlülüğü etrafında şekillenecek gibi görünüyor.

Özetle

Geçtiğimiz hafta gerçekleşen verilerle ne sert bir iniş ne de geniş tabanlı bir risk-on dönemi yaşıyoruz. Şu anki tabloda kredi piyasaları tarafında da bir stres yaşanmamasının bize gösterdiği ise bu yüksek iskonto oranı ve yüksek değerleme ekseninde alışılmış bir geçiş rejimi olarak kendini gösteriyor.

Herkese iyi haftalar!