Geçtiğimiz hafta açıklanan veriler, piyasanın son aylarda tartıştığı makro dengeyi daha da karmaşık hale getirdi. Enflasyon tarafında belirgin bir kötüleşme görmedik fakat aynı zamanda güçlü bir rahatlama da oluşmadı. Buna karşılık büyüme tarafında momentumun yavaşladığına dair işaretler giderek daha görünür hale geliyor.
Şubat çekirdek TÜFE aylık %0,2 ile beklentiye paralel geldi ve yıllık çekirdek enflasyon %2,5 seviyesinde kaldı. Manşet enflasyon ise %2,4 ile değişmedi. İlk bakışta bu veriler enflasyonun yeniden hızlanmadığını gösteriyor. Ancak Cuma günü açıklanan çekirdek PCE’nin aylık %0,4 seviyesinde kalması, fiyat baskısının Fed açısından hala yeterince rahatlatıcı olmadığını ortaya koydu.
Büyüme tarafında ise daha dikkat çekici bir gelişme vardı. ABD ekonomisinin dördüncü çeyrek büyümesi ikinci tahminde %0,7’ye revize edildi. Bu veri tek başına dramatik bir tablo çizmese de ekonomik momentumun yılın başında belirgin biçimde zayıfladığını gösteriyor. Tüketici güveninin gerilemesi ve dayanıklı mal siparişlerinin yatay kalması da talep tarafında daha temkinli bir tabloya işaret ediyor.
Buna rağmen ekonomi henüz geniş tabanlı bir kırılma göstermiyor. Açık iş sayısının yeniden 6,9 milyon seviyesine yükselmesi emek piyasasında talebin tamamen çözüldüğünü söylemeyi zorlaştırıyor. Konut tarafında da benzer bir iki hızlı yapı var. Konut başlangıçları güçlü kalırken bina izinlerinin gerilemesi ileriye dönük aktivite beklentisinin daha zayıf olabileceğini düşündürüyor.
Bu haftanın en önemli başlığı, Fed toplantısı olacak. Politika faizinin %3,75 seviyesinde sabit bırakılması bekleniyor. Bu nedenle piyasa açısından asıl kritik nokta faiz kararı değil, Fed’in ekonomik projeksiyonları ve Powell’ın basın toplantısında vereceği mesajlar olacak.
Özellikle üç soru öne çıkıyor:
1- Fed büyüme tarafındaki yavaşlamayı ne kadar ciddiye alacak?
2- Enflasyon konusunda sabırlı kalma mesajı devam edecek mi?
3- Faizlerin yüksek kalma süresi uzayacak mı?
Bu soruların cevabı, piyasanın önümüzdeki aylarda nasıl bir fiyatlama rejimine gireceğini belirleyebilir.
Şimdilik bizim için görünen tablo, enflasyon hala tamamen çözülmüş değil ve büyüme momentumu zayıflıyor. Bu nedenle piyasa için en kritik değişken artık yalnızca enflasyon değil, büyüme ile enflasyon arasındaki hız farkı.
Bu Hafta Takip Edeceğimiz Başlıklar
- ÜFE verisi (Çarşamba)
Üretici fiyatlarının seyri, maliyet baskısının gerçekten yavaşlayıp yavaşlamadığını gösterecek.
- Fed toplantısı (Çarşamba)
Faiz kararından çok, Fed projeksiyonları ve Powell’ın tonu piyasalar için belirleyici olacak.
- Finansal koşullar
10 yıllık tahvil faizi ve doların yönü, piyasa içi seçiciliğin devam edip etmeyeceğini belirleyebilir.
Premium bültende bu hafta ayrıca şu başlıkları detaylı inceliyoruz:
1- Fed toplantısının 2026 fiyatlama rejimi açısından anlamı
2- Enflasyon düşmeden büyümenin yavaşlaması neden riskli bir kombinasyon
3- Piyasa içi seçiciliğin hangi sektörlerde daha belirgin hale geldiği
İçeriklere hesabım sayfasından ulaşabilirsiniz.
Herkese iyi haftalar!
