Şubat ayının ikinci haftasında piyasanın gündemi bir faiz indirimi olacak mı sorusundan çok daha somut bir teste dönmüş durumda. Sermaye maliyeti gerçekten düşecek mi sorusu, uzun vadeli faizler gerilemeden hisse piyasasında geniş tabanlı bir rahatlama görülmesi zor olduğu için hala gündemde kalmaya devam ediyor. 9 Şubat itibariyle 10Y %4,22 seviyesinde kalmaya devam ediyor.
Geçen hafta gelen veriler ekonominin bozulmadığını fakat enflasyon tarafında kolay rahatlamanın da kesinleşmediğini gösterdi. ISM imalat PMI 52,6 ile genişlemeye dönerken, hizmet PMI 53,8 ile güçlü kaldı. Buna karşın hizmetlerde fiyat baskısı yüksek. Bu, enflasyonun manşette yumuşasa bile çekirdekte daha yavaş inebileceğini düşündürüyor. İşgücü tarafında JOLTS açık işlerde 6,5 milyon seviyesine işaret ederken, haftalık başvurular 231 bine yükseldi ve bu artışın kar fırtınaları nedeniyle geçici olabileceği konuşuldu.
Bu hafta en kritik başlıklar aynı pencereye sıkışmış durumda. Salı günü ECI verisi ve dış ticaret fiyat endeksleri, çarşamba günü Ocak ayı istihdam raporu ve cuma günü CPI. Kısa süreli federal kapanma nedeniyle bazı açıklamalar ötelenince takvim daha da yoğunlaştı.
Hisse tarafında seçicilik devam ediyor. Endeksler güçlü yükseliş günleri yaşayabiliyor fakat içeride sektörler arasında sert ayrışmalar görülüyor. Reuters, teknoloji tarafında AI kaynaklı bir kazanan-kaybeden ayrışması oluştuğunu ve özellikle yazılım hisselerinde sert düşüşler gözlendiğini vurguluyor. (bkz. IGV) Değerleme tarafında da beklenti çıtası yüksek, SP500 TTM F/K 29,75 seviyesinde raporlandı.
Bu nedenle bu haftanın ana okuması, enflasyon ve ücretler doğru yerlerde soğur ve uzun vadeli faizler gerilerse rahatlama daha geniş tabana yayılabilir. Aksi durumda 2026 fiyatlamasında temkinli ve seçici rejimin sürmesi daha olası görünüyor.
Herkese iyi haftalar !
